Depresyon depresif bozukluk , riskler aile hikayesi
Depresyon, can sıkıntısı, huzursuzluk, hayatın günlük akışındaki iniş
çıkışlardan farklı bir rahatsızlık. Bunalmışlık duygusu, diğer belirtilerle
birlikte birkaç haftadan uzun sürüyorsa, depresyon sözkonusu olabiliyor.
Depresyon kişiyi etkisi altına alan ciddi bir sağlık sorun sayılıyor. Bu
rahatsızlık, duyguların yanısıra davranış biçimi, vücut sağlığını, dış
görünüşü, okuldaki başarıyı, ve günlük hayatın gerektirdiği seçimler ve
baskılarla başa çıkabilme yeteneğini etkiliyor.
Sebepleri neler?
Depresyona sebep olan faktörlerin tamamı
henüz bilinmiyor. Ancak çeşitli biyolojik ve duygusal faktörlerin bir
insanda depresif bir bozukluk gelişmesine neden olduğu biliniyor. Son on yılda
yapılan araştırmalar, kalıtımın depresyonda rolü olduğunu gösteriyor. Kimi
ailelerde depresyon daha yaygın olabiliyor.
Yaşanan çeşitli kötü deneyimler ve
hayat olaylarının yanı sıra, stresle başa çıkmadaki zorluk, kendine değer
vermemek ve kötümserlik gibi bazı kişilik özelliklerinin de depresyona eğilimi
arttırdığı biliniyor.
Ne kadar yaygın?
Depresyon, sanıldığından çok daha
sık karşılaşılan bir hastalık. Her dört kadından biri ve her sekiz erkekten biri
hayatında en az bir kez depresyon geçiriyor. Her yıl 13 –19 yaş arasındaki
gençlerin ortalama yüzde 3 - 5'i depresyonla karşı karşıya
kalıyor.
Nelere yol açıyor?
Depresyon son derece ciddi
olabiliyor. Okulda başarısızlığa, okuldan kaçmaya, alkol ve uyuşturucu
bağımlılığına, evden kaçmaya, çaresizlik ve ümitsizlik duygularına neden oluyor.
Son 25 yıl içinde gençlerde ve genç yetişkinlerde intihar vakalarının ciddi
oranda arttığı görülüyor. İntihar eğilimi çoğu zaman depresyona bağlı
gelişiyor.
Her depresif bozukluk aynı mı yaşanıyor?
Depresyonun
çeşitli tipleri var. Bazı insanlar hayatında sadece bir kez depresyonla
boğuşuyor. Ancak birçok insanda depresyon birden fazla
tekrarlayabiliyor. Bazı depresyon vakaları ortada görülür bir sebep olmadan
başlıyor. Fakat bazıları hayatta karşılaşılan olaylarla ve stresle
bağlantılı olarak gelişiyor. Depresyondaki kişiler bazen yataktan kalkmak ya da
giyinmek gibi sıradan gündelik işlevleri bile yerine getiremez
oluyor. Bazılarıysa, manik değresif denen ve ruh halinin
karamsar derinlikleri ve coşkulu aktivite yoğunluğu
arasında gidip gelebiliyor.
Tedavi edilebiliyor mu?
Depresyon tedavi edilebiliyor. En
ağır şekilleri de dahil olmak üzere, depresyon vakalarının yüzde 80 - 90’ı
yardım görerek iyileşebiliyor. Depresyon belirtileri psikoterapi ve ilaç
tedavisi birlikte uygulanarak iyileştirilebiliyor. Depresyon tedavisindeki en
önemli ve çoğu zaman da en zor adım yardım isteyebilmek.
Neden yardıma başvurulmuyor?
İnsanlar çoğu zaman
depresyonda olduklarını bilmedikleri için yardım istemiyorlar. Bu da
tedavilerini geciktiriyor. Gençlerin de erişkinlerin de bu konudaki sorunu
aynı oluyor. Depresyon belirtilerini kendilerinde veya
çevrelerinde görseler bile tanıyamıyorlar.
Depresyon Kendini Nasıl Gösterir?
Şimdi sıralayacağımız semptomlar eğer iki hafta süreyle kendini gösterirse o
kişiye depresyon tanısı konabilir. Özellikle ilk iki maddeden birinden
yakınılıyorsa hiç vakit geçirmeden hemen bir hekime görünülmelidir.
1. Bütün gün boyu devam eden duygudurum
azalması.
2. Bütün gün boyu süren etkinliklere karşı
ilgi ya da yaşam zevkinin azalması.
3. Hergün
uykusuzluk veya aşırı uyuma.
4. Kilo kaybı veya kilo
alınması
5. Değersizlik veya aşırı suçluluk
duyguları.
6. Düşünme ve konsantrasyonda
azalma.
7. Alınganlık, tepkisellik, saldırganlık, her
lafa karışma veya bitkinlik, tembellik, ilgisizlik, enerji
kaybı.
8. İntihar etme düşünceleri.
Depresyonda Kendinize Yardım
· Hher
olumsuz düşünce için bir olumlu düşünce
geliştirin.
· Negatif değil pozitif bakış açısı olan
insanlarla ilişki kurun. Bu insanlar sizin moralinizi
yükseltirler.
· Dikkatinizi kendinizden uzaklaştırmak
için başkasına yardım edin.
· Hergün fizik egzersiz
yapın, sadece yürüyüş olsa bile.
· Farklı bir şey
yapın. Yeni bir yere gidin, yeni bir restaurant
deneyin.
· Yeni bir projeye başlayın. Zor olmasına
gerek yok ama mutlaka eğlenceli olmalı. Eğleneceğiniz ve kendinizi ifade
etmenize izin verecek bir şeyler yapın (örneğin; yazı yazma, resim
yapma)
· Gevşemenize yardım edecek bir şeyler yapın.
Müzik dinleyin, kitap okuyun, ılık bir duş alın, gevşeme egzersizleri
yapın.
· Alkol ve maddeden uzak durun. Alkol ve madde
depresyonu daha da kötüleştirir.
· Kendinize erişilmesi
güç amaçlar koymayın ve büyük sorumluluk
almayın.
· Büyük işleri parçalara bölün, öncelik
sırasına göre ve yapabileceğiniz kadarını
yapın.
· Kendinizden beklentileriniz çok büyük
olmasın.
· Başka insanlarla birlikte olmaya çalışın,
yalnız olmaktan daha iyidir.
· Kendinizi daha iyi
hissedeceğiniz aktivitelere katılın.
· Hayatınızla ilgili önemli
kararlar (iş değiştirme, evlenme, boşanma v.b.) almayı depresyonunuz geçinceye
kadar erteleyin.
Olumsuz düşünceleriniz depresyonun bir parçasıdır, tedavi
ile birlikte kaybolacaktır.
Depresyonda Başkasına
Yardım
· Depresyonda bir yakınınıza yardım edebileceğiniz en
önemli konu onun uygun tanı ile uygun tedavisinin uygulanmasını sağlamaktır. Bu,
yakınınızın doktordan randevusunu alıp, gitmesini sağlamakla başlayabilir.
Ayrıca yakınınızın ilaçlarını alıp almadığına da dikkat
etmelisiniz.
· Depresif kişiyi tembellikle ya da
hastalık numarası yapmakla suçlamayın. Bu tür davranışları tedavi ile zamanla
daha iyi olacaktır.
· Duygusal destek önemlidir. Bu
anlayış, sabır ve kabullenmeyi gerektirir. Onu konuşmalara dahil edin, dinleyin.
Gerçeklere dikkat çekin, ümitli olun. İntihar uyarılarını dikkate alın ve hekime
bildirin.
· Depresif yakınınızın aktivitelere,
yürüyüşlere v.b davet edin. Reddettiğinde kibarca ikna etmeye çalışın. Ama
zorlamayın, depresif kişi işbirliğine ve yönlendirmeye ihtiyaç duyar ancak ağır
istekler / beklentiler başarısızlık hissini arttırır.
Kimler Risk Altında?
Hiç kimsenin depresyona karşı bağışıklığı yoktur.
Depresyon her yaşta, her sosyal sınıfta, her ülkede ve her kültrel çevrede
görülebiliyor.
Cinsiyet: Kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık iki kat fazla
depresyon görülüyor. Bunun için çeşitli açıklamalar öneriliyor. Ancak, en yüksek
olasılık kadınların hayatındaki fizikososyal faktörleri. Yani kadınların aynı
anda hem anne, hem eş ve ev kadını, hem de iş kadını rollerini üstlenmek zorunda
kalmalarından ötürü daha fazla strese mazur kalmaları.
Yaş:
Depresyon olasılığının yaşla birlikte arttığı düşünülüyor. İkinci Dünya
Savaşı öncesinde ilk depresyona giriş ortalama 40’lı yaşların sonlarındaydı.
Ancak yeni çalışmalar, günümüzde artık başlangıç yaşının 20’lerin sonlarında
olduğunu gösteriyor.
Sosyo - ekonomik düzey: Gelir ve
eğitim düzeyi yükseldikçe, depresyon oranları düşüyor. Daha ağır depresyon
tipleri, genelde daha düşük sosyo-ekonomik gruplarda
gözleniyor.
Diğer hastalıklar: Akut hastalıklarla ve
uzun süre bakım gerektiren hastane ortamında yatmaları gereken hastaların
yüzde 10 – 15’i depresyon geçirebiliyor. Bunlara ek olarak yüzde 20 - 30
arasında bir gurupta depresif semptomların gösterdiği saptanmış.
Alkol,
kokain vb. gibi madde bağımlılığının da depresyon riskini arttırdığı
kanıtlanmış.
Hastalık
Depresyon oranı
Ayakta
tedavi 2
– 15
Yatarak
tedavi 12
Kanser 18
– 39
Miyokard
Enfarktüs 5 – 19
Romatoid
Artrit 13
Parkinson 10
–
37
İnme 22
–
50
Diyabet
5 – 11
Aile hikayesi: Depresyon hastalığı geçiren veya
geçirmiş olan ailelerde, depresyon görülme olasılığı ortalama 2 – 3 kat daha
fazla oluyor.
Medeni durum: Eşinden ayrılmış ya da
boşanmış kişilerde depresyon riski evlilere oranla 2 – 4 katı daha fazladır.
Ayrılmış ya da boşanmış erkeklerin riski kadınlardan daha yüksektir.